Erturgut Sanat ailesi olarak bugün sizler Bir Müzik Eseri Nasıl Ezberlenir? konusunu ele alacağız.. Bir müzik eserini baştan sona defalarca çalmak, onu ezberlemenin en hızlı yolu gibi görünebilir. Öğrenci parçayı tekrar tekrar çaldıkça eller hareketleri öğrenir ve bir süre sonra notaya bakmadan çalmaya başlayabilir. Ancak yalnızca bu yöntemle öğrenilen bir eser, küçük bir hata yapıldığında veya sahnede heyecan yaşandığında bir anda unutulabilir.
Çünkü bir müzik eserini ezberlemek yalnızca parmak hareketlerini hatırlamak değildir.
Sağlam bir müzikal hafıza; işitsel, görsel, motor ve teorik bilgilerin birlikte kullanılmasını gerektirir. Öğrencinin yalnızca “ellerim nereye gideceğini biliyor” demesi yerine eserin melodisini, armonisini, bölümlerini ve önemli geçiş noktalarını da bilmesi gerekir.
Bir müzik eserini daha sağlam ezberlemek için eser küçük bölümlere ayrılmalı, zor bölümler ayrıca çalışılmalı, farklı noktalardan başlayabilme becerisi geliştirilmeli ve öğrenilen bölümler belirli aralıklarla tekrar edilmelidir.
Müzik Kurslarımız hakkıdan ayrıntılı bilgi almak için Buraya Tıklayın. Ayrıca Ücretsiz Deneme Derslerimize katılmak için Bıuraya Tıklayın..
Bir Müzik Eseri Nasıl Ezberlenir?
Bir Müzik Eseri Ezberlemek Neden Zordur?
Müzik oldukça fazla bilginin aynı anda işlenmesini gerektirir.
Örneğin piyano çalan bir öğrenci aynı anda: notaları, ritmi, parmak numaralarını, iki elin koordinasyonunu, dinamikleri, artikülasyonları, pedalı, cümleleri takip etmek zorunda kalabilir.
Keman öğrencisi buna yay hareketlerini ve entonasyonu, bateri öğrencisi el-ayak koordinasyonunu, gitar öğrencisi ise tel ve pozisyon değişimlerini ekleyebilir.
Dolayısıyla müzik ezberlemek tek bir bilgiyi hatırlamaktan çok, birçok bilgiyi birbiriyle ilişkilendirmeyi gerektirir.
Bilimsel Not
Motor öğrenme araştırmalarında zihinsel pratik, yani hareket fiziksel olarak gerçekleştirilmeden hareketin zihinde canlandırılması, fiziksel çalışmanın yerini tamamen tutmasa da beceri öğrenimini destekleyebilen bir yöntem olarak değerlendirilmektedir.
Müzik çalışmalarında da zihinsel prova; eserin yapısını, hareketlerini ve işitsel sonucunu enstrüman olmadan düşünmeyi mümkün kılar.
Özellikle fiziksel çalışma ile birlikte kullanıldığında zihinsel prova, öğrencinin yalnızca otomatik parmak hareketlerine bağımlı kalmadan eser hakkında daha güçlü bir zihinsel temsil oluşturmasına yardımcı olabilir.
Müzik Ezberlerken Hangi Hafıza Türlerini Kullanırız?
Bir eseri çalarken tek bir hafıza sistemine güvenmeyiz. Pratikte birkaç farklı bilgi kaynağı birlikte çalışır.
İşitsel Hafıza
Eserin nasıl duyulduğunu hatırlamaktır. Melodinin nasıl devam edeceğini zihninizde duyabiliyorsanız işitsel hafızadan yararlanıyorsunuz demektir.
Örneğin çalmadan önce eserin bir sonraki cümlesini zihninizde söyleyebilmeniz oldukça değerlidir.
Görsel Hafıza
Notanın, klavyenin, tuşların veya enstrüman üzerindeki pozisyonların görsel özelliklerini hatırlamaktır. Bazı öğrenciler nota sayfasının belirli bir bölümünü veya bir pasajın klavye üzerindeki şeklini zihninde canlandırabilir.
Motor Hafıza
Hareketlerin tekrar sonucunda giderek otomatikleşmesidir. Günlük dilde buna sıklıkla “kas hafızası” denir.
Aslında hafızanın kendisi kasların içerisinde depolanmaz. Tekrarlanan hareketlerin sinir sistemi tarafından giderek daha otomatik biçimde kontrol edilmesi söz konusudur.
Analitik Hafıza
Eserin yapısını bilinçli olarak bilmektir.
Örneğin: “Burada Sol majöre geçiyorum.”, “Bu bölüm dört ölçü sürüyor.”, “Burada aynı tema bir oktav yukarı geliyor.”, “Bu akor Re minör.” gibi bilgiler analitik hafızaya örnektir.
Güvenilir ezber çoğu zaman bu farklı bilgi türlerinin birbirini desteklemesiyle oluşur.
Kas Hafızasıyla Eser Ezberlemek Yeterli mi?
Tek başına yeterli değildir. Bir eseri onlarca kez baştan sona çaldığınızda parmaklarınız hareket sırasına alışabilir. Bu oldukça yararlıdır. Ancak sistemin bir dezavantajı vardır:
Hareket zinciri kesildiğinde devamını bulmak zorlaşabilir. Örneğin öğrenci eseri baştan sona ezbere çalabilir ancak öğretmen: “32. ölçüden başla.” dediğinde nereden başlayacağını bulamayabilir.
Bu, eserin büyük ölçüde ardışık motor hareketler üzerinden öğrenildiğini gösterebilir. Daha güçlü bir ezber için eserin farklı noktalarından bağımsız olarak başlayabilmek gerekir.
Eseri Baştan Sona Tekrar Tekrar Çalmak Doğru mu?
Erturgut Sanat Merkezi’nden Not
Öğrencilerde ezber konusunda sık karşılaştığımız durumlardan biri şudur: Öğrenci eseri baştan sona hiç durmadan çalabilir fakat öğretmen eserin ortasındaki bir bölümü gösterip “Buradan başla.” dediğinde uzun süre nereden başlayacağını bulamaz.
Bu durumda eser aslında tamamen unutulmuş değildir. Öğrenci eseri büyük ölçüde bir hareket zinciri şeklinde öğrenmiştir. Bu nedenle derslerde özellikle konser hazırlığı yapılan eserlerde farklı başlangıç noktaları oluşturmayı önemsiyoruz.
Öğrencinin yalnızca: “Baştan başlarsam devamını getiririm.” değil: “Eserin neresinde olduğumu biliyorum.”diyebilmesini hedefliyoruz.
Bu fark sahne performansında çok önemlidir.
Tamamen yanlış değildir ancak tek başına verimli bir yöntem değildir. Örneğin beş dakikalık bir eserde zorlandığınız bölüm yalnızca 15 saniye olabilir.
Eseri her seferinde baştan çalarsanız zaten bildiğiniz bölümleri sürekli tekrar ederken asıl problemli bölgeyi çok az çalışmış olursunuz. Bunun yerine eseri küçük çalışma parçalarına ayırmak daha verimlidir.
Örneğin: 1–4. ölçüler, 5–8. ölçüler, 9–12. Ölçüler şeklinde bölümler oluşturulabilir. Bu bölümler eserin müzikal cümlelerine göre de belirlenebilir.
Bir Eser Kaç Bölüme Ayrılmalı?
Bunun sabit bir cevabı yoktur. Eserin seviyesine ve yapısına göre bazen: iki ölçü, dört ölçü, sekiz ölçü veya tek bir müzikal cümle çalışma bölümü olabilir.
Önemli olan bölümün öğrencinin zihinsel olarak takip edebileceği kadar küçük olmasıdır. Çok uzun bir bölümü tek seferde ezberlemeye çalışmak yerine küçük parçaları öğrenip daha sonra birleştirmek genellikle daha etkilidir.
Küçük Bölümler Nasıl Birleştirilir?
Örneğin eseri A, B, C ve D olmak üzere dört bölüme ayırdığımızı düşünelim. Önce: A çalışılır.
Daha sonra: B çalışılır. Ardından yalnızca: A + B birlikte çalınır. Sonra C öğrenilir ve: B + C bağlantısı ayrıca çalışılır.
Bu nokta önemlidir.
Çünkü öğrenciler bazen A ve B bölümlerini ayrı ayrı çok iyi çalabilir ancak A’dan B’ye geçerken hata yapabilir.
Dolayısıyla yalnızca bölümleri değil, bölümler arasındaki bağlantıları da ezberlemek gerekir.
Ezberlerken Yavaş Çalışmak Gerekir mi?
Evet. Bir eser hızlı tempoda çalınabiliyor olsa bile ezber çalışmaları zaman zaman daha düşük tempoda yapılmalıdır. Yavaş çalmak otomatikleşmiş hareketleri daha bilinçli hale getirebilir.
Öğrenci hızlı çalarken düşünmeden yaptığı bir hareketi yavaş çaldığında: hangi notaya bastığını, hangi parmağı kullandığını, hangi akorun geldiğini, bir sonraki pozisyonun nerede olduğunu daha açık şekilde fark edebilir.
Eğer bir eseri yalnızca yüksek tempoda ezbere çalabiliyor ancak yavaş çalarken sürekli unutuyorsanız, ezberinizin önemli bir kısmı hareket zincirine bağlı olabilir.
Eseri Farklı Yerlerden Başlatmak Neden Önemlidir?
Bir eseri ezberlemenin en güçlü testlerinden biri budur. Eser içerisinde belirli başlangıç noktaları oluşturun.
Örneğin: giriş, A bölümünün başlangıcı, B bölümünün başlangıcı, zor pasajın başlangıcı, tema tekrarının başlangıcı, son bölüm gibi noktalar seçilebilir. Daha sonra notaya bakmadan rastgele bir noktadan çalmaya çalışın.
Eğer yalnızca eserin başından başlayabiliyorsanız ezber henüz yeterince bağımsız değildir.
Sahnede Eseri Unutursam Baştan mı Başlamalıyım?
Her zaman değil. Eserde farklı başlangıç noktaları oluşturmanın önemli avantajlarından biri de budur.
Konser sırasında kısa süreli bir hafıza problemi yaşandığında müzisyen yakın bir başlangıç noktasına geçebilir.
Ancak öğrenci yalnızca: ilk nota → ikinci nota → üçüncü nota → … şeklindeki kesintisiz zinciri ezberlediyse herhangi bir noktadaki hata bütün zinciri bozabilir. Bu nedenle profesyonel bir ezber çalışması aynı zamanda hata sonrasında devam edebilme çalışmasıdır.
Eseri Çalmadan Zihinde Çalışmak İşe Yarar mı?
Evet. Enstrüman başında olmadan eseri zihinsel olarak takip etmek oldukça faydalı bir yöntem olabilir.
Örneğin gözlerinizi kapatıp: ilk notayı, ilk akoru, ilk cümleyi, ellerin hareketini, melodinin sesini zihninizde canlandırabilirsiniz. Notayı önünüze koyup enstrümana dokunmadan da eseri takip edebilirsiniz.
Bir başka yöntem, notayı tamamen kapatıp eserin bölümlerini sırayla söylemeye çalışmaktır. Bu yöntem motor hafızaya olan bağımlılığı azaltabilir.
Notaya Bakmadan Önce Eseri İyi Okumak Gerekir mi?
Evet. Bir eseri henüz doğru öğrenmeden ezberlemeye çalışmak hataların da ezberlenmesine neden olabilir.
Örneğin yanlış bir nota defalarca tekrar edilirse öğrenci bir süre sonra yanlış sesi doğal olarak beklemeye başlayabilir. Bu nedenle önce: notalar, ritimler, parmak numaraları, artikülasyonlar, dinamikler mümkün olduğunca doğru öğrenilmelidir.
Ezber süreci aslında eseri öğrenme sürecinin dışında ayrı bir aşama olmak zorunda değildir. Eser ilk çalışılmaya başlandığı andan itibaren bilinçli ezber yöntemleri kullanılabilir.
Yanlış Çalışılan Nota da Ezberlenir mi?
Evet. Tekrar yalnızca doğru hareketleri değil, yanlış hareketleri de güçlendirebilir.
Örneğin aynı pasajı her seferinde aynı yanlış parmakla çalarsanız bir süre sonra doğru parmağa geçmek daha zor hale gelebilir.
Bu nedenle: “Yanlış da olsa on kere çalayım, sonra düzeltirim.” yaklaşımı verimli değildir. Daha iyi yöntem: hatayı fark etmek, tempoyu düşürmek, doğru hareketi belirlemek, küçük bölüm halinde doğru tekrarlar yapmak şeklindedir.
Parmak Numaralarını Ezberlemek Önemli mi?
Özellikle piyano, gitar, keman ve çello gibi enstrümanlarda tutarlı parmak kullanımı ezber sürecini kolaylaştırabilir.
Aynı pasajı her tekrarında farklı parmaklarla çalmak motor hareket dizisinin istikrarlı hale gelmesini zorlaştırabilir. Bu nedenle eser öğrenilirken uygun parmak numaraları mümkün olduğunca erken belirlenmelidir.
Ancak parmak numaralarını bilmek eserin kendisini bilmek anlamına gelmez. Parmaklandırma ezberi destekleyen araçlardan yalnızca biridir.
Eseri Dinlemek Ezberlemeyi Kolaylaştırır mı?
Evet, ancak dinleme aktif yapılmalıdır. Eseri arka planda sürekli dinlemek melodiyi tanımanıza yardımcı olabilir. Fakat daha etkili bir yöntem, notayı takip ederek dinlemektir.
Dinlerken: tema nerede başlıyor? hangi bölüm tekrar ediyor? dinamik nerede değişiyor? hangi cümle sona eriyor? hangi armonik değişimler dikkat çekiyor? gibi sorular sorulabilir.
Böylece eser yalnızca kulağa tanıdık hale gelmez; yapısı da anlaşılmaya başlanır.
Melodiyi Söylemek Ezbere Yardımcı Olur mu?
Evet. Enstrümanı çalmadan melodiyi söyleyebiliyorsanız eserin işitsel hafızanızda daha güçlü bir temsili oluşmuş olabilir.
Sesinizin güzel olması gerekmez. Amaç şarkı söyleme performansı değil, melodinin nasıl devam ettiğini bilip bilmediğinizi test etmektir.
Özellikle: melodinin başlangıçlarını, zor geçişleri, tekrarları, cümle sonlarını söylemeye çalışmak faydalıdır.
Eserin Armonisini Bilmek Ezberlemeyi Kolaylaştırır mı?
Özellikle orta ve ileri seviyede büyük avantaj sağlar. Örneğin piyanoda tek tek: Do – Mi – Sol notalarını düşünmek yerine bunun: Do majör akoru olduğunu bilmek üç ayrı bilgiyi tek bir anlamlı yapı altında gruplandırır.
Benzer şekilde: “Burada dominant geliyor ve tekrar toniğe çözülüyor.” şeklinde bir armonik anlayış, eseri yalnızca yüzlerce bağımsız nota olarak görmekten daha kullanışlı olabilir.
Müzik teorisi bu nedenle ezber çalışmalarında pratik bir araçtır.
Tekrar Eden Bölümler Nasıl Ezberlenmeli?
Birbirine çok benzeyen bölümler ezber hatalarının önemli nedenlerinden biridir. Örneğin ilk bölüm: A – B – C – D şeklinde ilerlerken ikinci tekrar: A – B – C – E şeklinde olabilir.
Öğrenci ilk üç bölüm aynı olduğu için otomatik olarak D’ye gidebilir. Bu nedenle benzer bölümlerde özellikle farklılaşan noktayı çalışmak gerekir.
Kendinize: “İlk tekrarda buradan nereye gidiyorum?”, “İkinci tekrarda ne değişiyor?” sorularını sorun. Bu küçük ayrıntılar sahnedeki ezber hatalarının önüne geçebilir.
Bir Günde Çok Tekrar Yapmak mı, Günlere Bölmek mi Daha İyi?
Ezber çalışmalarında tekrarların zamana yayılması genellikle daha güçlü öğrenme sağlar. Örneğin bir pasajı tek günde çok uzun süre çalışmak yerine: bugün, ertesi gün, birkaç gün sonra, bir hafta sonra tekrar etmek daha kalıcı bir hafıza oluşturabilir.
Bu yaklaşıma aralıklı tekrar denir. Bir bölümü bugün çok iyi çalabilmek, onun uzun süreli hafızaya tamamen yerleştiği anlamına gelmez.
Bilimsel Not
Öğrenme araştırmalarında tekrarların zamana yayılmasının, yani spaced practice / distributed practice yaklaşımının, tekrarların tek bir oturumda yoğunlaştırılmasına kıyasla uzun süreli hatırlamayı destekleyebildiği uzun zamandır gösterilmektedir.
Müzik çalışmasında bunun pratik karşılığı, bir eseri konserden önce tek bir uzun çalışmayla ezberlemeye çalışmak yerine öğrenmeyi günlere ve haftalara yaymaktır.
Özellikle ezberlenmiş bölümlerin belirli aralıklarla yeniden hatırlanmaya çalışılması kalıcılığı artırabilir.
Notaya Bakmadan Hatırlamaya Çalışmak Neden Önemli?
Sürekli notaya bakarak tekrar yapmak, öğrencinin bilgiyi tanımasını sağlar. Ancak ezber için bir başka beceri gerekir: bilgiyi dışarıdan yardım almadan geri çağırmak.
Örneğin dört ölçülük bir bölümü çalıştıktan sonra notayı kapatın ve çalmaya çalışın. Unutursanız hemen notayı açıp baştan sona tekrar okumak yerine önce birkaç saniye hatırlamaya çalışın.
Bu çaba hafızanın aktif olarak kullanılmasını sağlar.
Uyku Ezberlemeyi Etkiler mi?
Uyku öğrenilen bilgilerin pekiştirilmesinde önemli rol oynar. Bu nedenle akşam çalıştığınız bir pasajın ertesi gün daha oturmuş hissettirmesi şaşırtıcı değildir.
Ancak bu, “uyumadan hemen önce çalışırsanız otomatik olarak ezberlersiniz” anlamına gelmez. Kaliteli öğrenme için: doğru çalışma, tekrar, dinlenme ve yeterli uyku birlikte önemlidir.
Çok yorgun halde yapılan uzun çalışmaların verimi de düşebilir.
Bir Eseri Ezberlemek İçin Kaç Kez Tekrar Etmek Gerekir?
Bunun sabit bir sayısı yoktur. “Bir bölümü 10 kez çalarsanız ezberlenir” gibi genel bir kural verilemez.
Basit bir melodi birkaç tekrarda öğrenilebilirken karmaşık bir piyano eseri haftalar veya aylar sürebilir. Tekrar sayısından daha önemli olan tekrarın kalitesidir. On kez dikkatsiz çalmak yerine üç kez bilinçli ve doğru çalışmak daha faydalı olabilir.
Bir Eseri Ezberlediğimi Nasıl Anlarım?
Eseri yalnızca baştan sona çalabiliyor olmanız yeterli bir test değildir. Kendinizi şu şekilde sınayabilirsiniz: Eserin ortasından başlayabiliyor musunuz? Çok yavaş tempoda ezbere çalabiliyor musunuz? Melodiyi enstrümansız söyleyebiliyor musunuz? Eserin ana bölümlerini sıralayabiliyor musunuz? Zor pasajdan doğrudan başlayabiliyor musunuz? Bir hata yaptığınızda yakın bir noktadan devam edebiliyor musunuz? Notaya bakmadan ilk akoru veya ilk notaları söyleyebiliyor musunuz? Bu soruların çoğuna cevap verebiliyorsanız ezberiniz yalnızca otomatik hareketlerden oluşmuyor demektir.
Konser İçin Bir Eser Nasıl Ezberlenmeli?
Konser hazırlığında yalnızca evde doğru çalmak yeterli değildir. Performans koşulları da prova edilmelidir.
Örneğin öğrenci: eseri baştan sona durmadan çalabilir, rastgele bölümlerden başlayabilir, bir hata yaptıktan sonra devam etmeyi çalışabilir, ailesi veya birkaç kişi önünde prova yapabilir, performansı telefonla kaydedebilir.
Kayıt almak özellikle faydalıdır çünkü öğrenci kayıt sırasında kendisini performans baskısına biraz daha yakın hissedebilir. Amaç konserden önce mümkün olduğunca fazla farklı koşulda eseri hatırlamayı denemektir.
Sahnede Ezber Neden Bir Anda Gider?
Heyecan sırasında dikkat farklı yerlere kayabilir. Öğrenci: “Ya unutursam?”, “Bir sonraki bölüm neydi?”, “Herkes bana bakıyor.” gibi düşüncelere odaklandığında normalde otomatik ilerleyen hareket zincirine bilinçli olarak müdahale etmeye başlayabilir.
Bu durumda yalnızca motor hafızaya dayanan bir ezber daha kırılgan olabilir. İşitsel, teorik ve yapısal ipuçlarının bulunması öğrencinin tekrar yönünü bulmasını kolaylaştırabilir.
Ezberden Çalarken Hata Yapınca Ne Yapılmalı?
Her hatada eserin başına dönmek alışkanlık haline getirilmemelidir. Çünkü bu durumda eserin başlangıcı sürekli çalışılırken son bölümleri daha az tekrar edilir.
Hata yaptığınızda mümkünse: hatanın olduğu bölümü belirleyin, küçük bölümü düzeltin, birkaç ölçü öncesinden başlayın, hatalı bölgeden sonraki bölüme geçişi çalışın, ardından esere devam edin.
Bu yöntem aynı zamanda performans sırasında hata sonrasında devam etme becerisini geliştirir.
Eser Ezberlemek İçin Pratik Bir Çalışma Yöntemi
Yeni bir eser üzerinde şu sıra uygulanabilir:
- Eseri analiz edin.
Formu, tekrarları ve zor bölümleri belirleyin. - Küçük bölümlere ayırın.
Birkaç ölçülük veya bir müzikal cümle uzunluğunda çalışma alanları oluşturun. - Doğru notaları ve ritmi öğrenin.
Yanlışları tekrar ederek ezberlemeyin. - Yavaş çalışın.
Hangi hareketi yaptığınızın farkında olun. - Notayı kapatın.
Kısa bölümü hafızadan çalmaya çalışın. - Melodiyi zihninizde duyun.
Gerekirse söyleyin. - Yapıyı analiz edin.
Akorları, tekrarları ve değişen noktaları belirleyin. - Başlangıç noktaları oluşturun.
Eserin yalnızca başından değil farklı yerlerinden başlayın. - Bölümleri birleştirin.
Özellikle bölüm geçişlerini ayrıca çalışın. - Çalışmayı günlere yayın.
Ezberi ertesi gün ve birkaç gün sonra yeniden test edin.
Bu yöntem eser seviyesine ve enstrümana göre uyarlanabilir.
Müzik Eseri Ezberlerken Yapılan En Büyük Hatalar
Ezber sürecini zorlaştıran yaygın hatalar şunlardır:
- Eseri sürekli baştan sona çalmak
- Yalnızca kas hafızasına güvenmek
- Hatalı notaları tekrar tekrar çalmak
- Zor bölümleri ayrıca çalışmamak
- Her hatada eserin başına dönmek
- Parmak numaralarını sürekli değiştirmek
- Eserin armonik ve biçimsel yapısını hiç incelememek
- Yalnızca hızlı tempoda çalışmak
- Farklı başlangıç noktaları oluşturmamak
- Benzer bölümler arasındaki farkları öğrenmemek
- Ezberi tek bir uzun çalışma oturumuna sıkıştırmak
- Konser öncesinde yalnızca rahat ortamda prova yapmak
Sağlam bir ezber, tek bir yönteme bağlı olmak yerine farklı hatırlama yollarının birbirini desteklediği bir sistem oluşturmayı gerektirir.
Bir Müzik Eseri Nasıl Daha Kalıcı Ezberlenir?
Kalıcı ezber için temel yaklaşımı şöyle özetleyebiliriz: Eseri anla → küçük bölümlere ayır → doğru çalış → notayı kapat → hafızadan geri çağır → farklı yerlerden başla → günlere yayarak tekrar et.
Bir eseri yüzlerce kez çalmak onu otomatik hale getirebilir. Ancak eseri gerçekten tanımak çok daha güçlüdür.
Melodinin nereye gittiğini, hangi bölümde olduğunuzu, armoninin nasıl değiştiğini ve hata sonrasında nereden devam edeceğinizi biliyorsanız ezberiniz yalnızca parmaklarınıza bağlı değildir.
Bu nedenle iyi bir müzikal ezberin amacı: “Ellerim devamını biliyor.” seviyesinden: “Ben eserin nasıl ilerlediğini biliyorum.” seviyesine ulaşmaktır.
Sık Sorulan Sorular
Eda Erturgut, 2007 yılında kurduğu Erturgut Sanat Merkezi'nde kurucu yönetici olarak görev yapmaktadır. Sanat merkezi, diksiyon ve müzik eğitimi konularında uzmanlaşmış ve bireylere sanatsal gelişimleri için önemli fırsatlar sunan bir platform olmuştur. Eda Erturgut, sanat merkezinin yöneticiliği görevini üstlenerek, öğrencilere hem müzikle hem de diksiyonla ilgili değerli bilgiler sunmaktadır.



