Erturgut Sanat ailesi olarak bugün sizler için Piyanoda Akor Çevrimleri Nelerdir? konusunu ele alacağız.. Piyanoda temel akorları öğrenen bir öğrenci genellikle akorları kök ses en altta olacak şekilde çalmaya başlar. Örneğin Do majör akoru Do–Mi–Sol, Fa majör akoru Fa–La–Do şeklinde çalınır. Ancak müzikte aynı akorun notalarını farklı sıralarda çalmak da mümkündür. İşte bu farklı sıralamalara akor çevrimleri denir.
En basit tanımıyla akor çevrimi, akorun hangi notasının en pes seste bulunduğunun değiştirilmesidir.
Örneğin Do majör akoru: Do – Mi – Sol şeklinde çalındığında kök durumdadır.
Do notasını bir oktav yukarı taşırsak: Mi – Sol – Do elde edilir ve Do majör akorunun birinci çevrimi oluşur. Bir kez daha çevirdiğimizde: Sol – Do – Mi elde edilir. Bu da ikinci çevrimdir.
Üç durumda da kullanılan notalar Do, Mi ve Sol olduğu için akor hâlâ Do majördür. Değişen şey akorun bas sesinde hangi notanın bulunduğudur.
Piyano Kurslarımız hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için Buraya Tıklayın. Ücretsiz Deneme Derslerimize katılmak için hemen bizle iletişime geçiniz.
Piyanoda Akor Çevrimleri Nelerdir?
Akor Çevrimi Nedir?
Bir akoru oluşturan sesler farklı oktavlara taşındığında akorun en alt sesi değişebilir. Akorun kök sesi dışında bir akor sesi bas konumuna geçtiğinde bir çevrim oluşur.
Temel üçlü akorlarda üç farklı konum bulunur: Kök durum, Birinci çevrim, İkinci çevrim
Örneğin Do majör akorunu ele alalım:
Kök durum: Do – Mi – Sol
- çevrim: Mi – Sol – Do
- çevrim: Sol – Do – Mi
Bunların tamamı Do majör akorudur. Dolayısıyla çevrim yaptığımızda yeni bir akor oluşturmuyoruz. Aynı akorun seslerini farklı konumlarda kullanıyoruz.
Kök Durum Akor Nedir?
Akorun kök sesi en altta bulunuyorsa akor kök durumdadır.
Örneğin Do majör: Do – Mi – Sol Burada akorun kökü Do’dur ve en pes ses de Do olduğu için akor kök durumundadır.
Başka bir örnek olarak La minör: La – Do – Mi akorunu ele alabiliriz. La minörün kök sesi La’dır. En altta La bulunduğu için bu akor da kök durumdadır.
Kök durum, öğrencilerin akorları öğrenirken genellikle ilk karşılaştıkları biçimdir.
Erturgut Sanat Merkezi’nden Not
Piyano öğrencilerinde akor çevrimlerini öğretirken sık karşılaştığımız durumlardan biri, öğrencinin her akoru klavyede yalnızca tek bir şekil olarak düşünmesidir.
Örneğin öğrenci Do majörü öğrendiğinde Do–Mi–Sol dışında bir dizilim gördüğünde bunun başka bir akor olduğunu düşünebilir.
Bu nedenle çevrimleri yalnızca ezberletmek yerine öğrencinin önce akorun hangi seslerden oluştuğunu anlamasını önemsiyoruz.
Öğrenci Mi–Sol–Do gördüğünde notaların hâlâ Do majör akoruna ait olduğunu fark etmeye başladığında akorları klavyede sabit şekiller yerine hareket edebilen armonik yapılar olarak görmeye başlar.
Bu anlayış özellikle eşlik çalışmalarında akor geçişlerini ciddi biçimde kolaylaştırır.
Birinci Çevrim Nedir?
Üçlü bir akorun üçüncü derecesi en altta bulunuyorsa akor birinci çevrimdedir.
Do majörün kök hali: Do – Mi – Sol şeklindedir. En alttaki Do notasını bir oktav yukarı taşıyalım: Mi – Sol – Do. Artık en altta Mi bulunuyor. Mi, Do majör akorunun üçüncü sesidir. Dolayısıyla bu yapı Do majör birinci çevrimdir.
Aynı işlemi La minör üzerinde yapalım:
Kök durum: La – Do – Mi, Birinci çevrim: Do – Mi – La
Burada da akor hâlâ La minördür.
İkinci Çevrim Nedir?
Üçlü akorun beşinci derecesi bas sesinde bulunuyorsa ikinci çevrim oluşur. Do majörü tekrar kullanalım:
Kök durum: Do – Mi – Sol, Birinci çevrim: Mi – Sol – Do, İkinci çevrim: Sol – Do – Mi
Bu kez en alttaki nota Sol’dür. Sol, Do majör akorunun beşinci derecesi olduğu için akor ikinci çevrimdedir.
La minör için: La – Do – Mi = kök durum, Do – Mi – La = birinci çevrim, Mi – La – Do = ikinci çevrim
şeklinde ilerleyebiliriz.
Bir Akorun Çevrimi Nasıl Bulunur?
Öncelikle akorun hangi notalardan oluştuğunu bilmek gerekir. Örneğin Fa majör: Fa – La – Do notalarından oluşur. Bunları sırayla çevirebiliriz. Kök durum: Fa – La – Do
Fa’yı yukarı taşıyalım: 1. çevrim: La – Do – Fa,
La’yı yukarı taşıyalım: 2. çevrim: Do – Fa – La
Bir kez daha çevirdiğimizde: Fa – La – Do şeklinde tekrar kök duruma döneriz.
Bu yöntem herhangi bir temel üçlü akora uygulanabilir.
Bilimsel Not
Piyano çalarken akor çevrimlerinin kullanılması yalnızca teorik bir tercih değildir; motor hareket açısından da önemli bir avantaj sağlayabilir. Birbirini takip eden akorlarda ortak sesleri korumak ve diğer sesleri yakın konumlara taşımak, elin klavye üzerinde yapması gereken hareket mesafesini azaltabilir.
Motor öğrenme açısından bakıldığında, hareketlerin gereksiz büyüklükten arındırılması ve tekrarlarla daha ekonomik hale gelmesi beceri gelişiminin önemli özelliklerinden biridir.
Piyano pratiğinde bunun karşılığı, her yeni akorda eli tamamen başka bir bölgeye taşımak yerine uygun çevrimleri kullanarak daha küçük ve kontrollü hareketlerle akor değiştirebilmek olabilir.
Minör Akorlarda da Çevrim Var mı?
Evet. Akor çevrimleri yalnızca majör akorlara ait değildir.
Minör akorlar da çevrilebilir.
Örneğin Re minör: Re – Fa – La notalarından oluşur.
Kök durum: Re – Fa – La, Birinci çevrim: Fa – La – Re, İkinci çevrim: La – Re – Fa
Her üç durumda da akor Re minördür.
Majör veya minör karakteri belirleyen notalar değişmediği için çevrim yapmak akorun temel kimliğini değiştirmez.
Akor Çevrimleri Neden Kullanılır?
Öğrenciler çevrimleri ilk öğrendiğinde haklı olarak şu soruyu sorabilir: “Aynı akorsa neden farklı şekilde çalıyoruz?”Bunun birçok nedeni vardır.
En önemlilerinden biri akorlar arasında daha rahat geçiş yapmaktır. Örneğin piyanoda bütün akorları sürekli kök durumunda çalmaya çalışırsanız eliniz klavye üzerinde gereksiz yere büyük mesafeler hareket edebilir.
Çevrimler kullanıldığında akorların sesleri birbirine daha yakın tutulabilir. Böylece geçişler: daha küçük, daha akıcı, daha kontrollü hale gelebilir. Aynı zamanda armonik bağlantılar da daha yumuşak duyulabilir.
Akor Çevrimleri Akor Geçişlerini Nasıl Kolaylaştırır?
Örneğin Do majörden Fa majöre geçtiğimizi düşünelim.
Do majör: Do – Mi – Sol
Fa majörü kök durumda çalarsak: Fa – La – Do
Elimizin bütün pozisyonunu değiştirmemiz gerekir.
Ancak Fa majörü ikinci çevrimde: Do – Fa – La şeklinde çalabiliriz.
Böylece Do majörde kullandığımız Do sesi ortak ses olarak korunabilir ve diğer sesler daha kısa mesafelerde hareket eder.
Bu yaklaşım piyanoda akor geçişlerinin çok daha akıcı duyulmasını sağlayabilir. Burada karşımıza önemli bir armoni kavramı çıkar: voice leading, yani ses yürüyüşü.
Ses Yürüyüşü Nedir?
Ses yürüyüşü, bir akordaki seslerin bir sonraki akora geçerken nasıl hareket ettiğini ifade eder. Örneğin iki akor arasında ortak bir nota varsa o notayı aynı yerde tutmak mümkün olabilir.
Diğer notalar da mümkün olduğunca yakın seslere hareket ettirilebilir. Bu sayede: Do – Mi – Sol akorundan: Do – Fa – La akoruna geçildiğinde Do yerinde kalır. Mi yalnızca Fa’ya, Sol ise La’ya hareket eder.
Bütün elin klavyede büyük bir sıçrama yapmasına gerek kalmaz. Akor çevrimlerinin pratik kullanımını anlamanın en iyi yollarından biri budur.
Piyanoda Akor Çevrimleri Nasıl Çalışılır?
Başlangıçta tek bir akor seçilebilir. Örneğin Do majör: Do – Mi – Sol çalınır. Daha sonra en alttaki Do bir oktav yukarı taşınır: Mi – Sol – Do. Ardından en alttaki Mi yukarı taşınır: Sol – Do – Mi. Son olarak Sol yukarı taşınır ve tekrar: Do – Mi – Sol kök durumuna dönülür.
Bu çalışma önce sağ elle, daha sonra sol elle yapılabilir. Amaç yalnızca notaları bulmak değil, öğrencinin akoru hangi çevrimde gördüğünü zamanla hızlı biçimde anlayabilmesidir.
Akor Çevrimlerinde Parmak Numaraları Nasıl Olmalı?
Parmak numaraları elin büyüklüğüne, akora, sağ veya sol el kullanımına ve müzikal bağlama göre değişebilir.
Başlangıç seviyesinde sağ elde üçlü akorlar için sıklıkla: 1 – 3 – 5 kullanımıyla karşılaşılır. Ancak çevrimlerde bazı durumlarda: 1 – 2 – 5 gibi farklı parmaklandırmalar daha rahat olabilir.
Sol elde de benzer şekilde akorun konumuna göre farklı parmak seçenekleri kullanılabilir. Bu nedenle “bütün çevrimler her zaman aynı parmaklarla çalınır” şeklinde kesin bir kural koymak doğru değildir.
Önemli olan akorlar arasında geçiş yaparken eli gereksiz yere germeyen ve bir sonraki harekete uygun olan parmaklandırmayı seçmektir.
Çevrim Yapınca Akor Değişir mi?
Hayır. Akorun içerdiği temel sesler aynı kaldığı sürece yalnızca çevrimi değişir. Örneğin: Do – Mi – Sol, Mi – Sol – Do,Sol – Do – Mi üçü de Do majördür.
Ancak aynı notaların sıralaması değiştiğinde akorun duyumu tamamen aynı olmayabilir.Bas sesinin değişmesi akorun armonik karakterini ve müzik içerisindeki işlevini etkileyebilir.
Dolayısıyla teorik olarak aynı akor olsa da duyumsal ve armonik etkisi farklılaşabilir.
Bas Sesi Neden Bu Kadar Önemlidir?
Akor çevrimini belirleyen temel unsur en alttaki sestir. Örneğin Do majör akorunun notaları Do, Mi ve Sol’dür.
Bas sesi: Do ise kök durum, Mi ise birinci çevrim, Sol ise ikinci çevrim olarak değerlendirilir.
Bu nedenle çevrimi belirlemek için notaların tamamını hangi sırada gördüğümüzden önce en pes sese bakmak oldukça faydalıdır.
Akor Çevrimleri Şarkı Çalarken Ne İşe Yarar?
Bir şarkının akorlarını piyanoda eşlik ederek çaldığımızı düşünelim. Akorlar: C – Am – F – G olsun. Bütün akorları kök durumda çalmak mümkündür.
Ancak bu durumda el klavye üzerinde daha fazla hareket edebilir. Bunun yerine akorların uygun çevrimleri seçilerek sesler birbirine yakın tutulabilir.
Böylece sağ el daha küçük hareketlerle akor değiştirirken sol el bas seslerini veya farklı bir eşlik kalıbını çalabilir. Bu yöntem özellikle: pop piyano, şarkı eşliği, akorla piyano çalma, aranje, beste çalışmalarında oldukça kullanışlıdır.
Çevrimler Akorun Sesini Değiştirir mi?
Akorun adı değişmez ancak tınısal ve armonik etkisi değişebilir.
Do majörü klavyenin orta bölgesinde: Do – Mi – Sol olarak çalmakla: Sol – Do – Mi olarak çalmak aynı hissi vermeyebilir.
Ayrıca seslerin hangi oktavda bulunduğu da duyumu etkiler. Bu nedenle profesyonel piyanistler çevrimleri yalnızca “eli daha az hareket ettirmek” için kullanmaz.
Akorun hangi sesinin üstte ve hangi sesinin altta bulunduğu, müzikal ifadenin bir parçasıdır.
Çevrim ile Voicing Aynı Şey mi?
Tam olarak değil. Bu iki kavram sıkça birbirine karıştırılır.
Çevrim (inversion) temel olarak akorun hangi notasının bas sesinde bulunduğuyla ilgilidir.
Voicing ise akordaki seslerin nasıl dağıtıldığını, hangi oktavlarda kullanıldığını, hangi seslerin tekrarlandığını ve sesler arasındaki mesafeyi kapsayan daha geniş bir kavramdır.
Örneğin bir Do majör akorunda bas ses Do olarak kaldığı sürece üst sesleri farklı oktavlara dağıtabiliriz. Bu durumda farklı bir voicing elde edebiliriz ancak akor hâlâ kök durumda olabilir.
Dolayısıyla her farklı ses dizilimi mutlaka yeni bir çevrim değildir.
Üçlü Akorların Kaç Çevrimi Vardır?
Üç sesli temel akorların iki çevrimi vardır. Bunlara kök durumu da eklediğimizde toplam üç konum elde ederiz:
Kök durum
- çevrim
- çevrim
Bunun nedeni akor içerisinde üç farklı ses bulunmasıdır. Her biri bas sesine gelebilir.
Yedili Akorların Kaç Çevrimi Vardır?
Yedili akorlarda dört farklı akor sesi bulunduğu için durum biraz daha genişler.
Örneğin Do majör yedili: Do – Mi – Sol – Si notalarından oluşur.
Bunun: kök durumu, birinci çevrimi, ikinci çevrimi ve üçüncü çevrimi bulunabilir. Yani üçlü akorlardan farklı olarak yedili akorların üç çevrimi vardır. Çünkü kök ses dışında üç farklı akor sesi bas konumuna getirilebilir.
Yedili Akor Çevrimleri Nasıl Yapılır?
Do majör yedili üzerinden örnek verelim.
Kök durum:
Do – Mi – Sol – Si
Birinci çevrim:
Mi – Sol – Si – Do
İkinci çevrim:
Sol – Si – Do – Mi
Üçüncü çevrim:
Si – Do – Mi – Sol
Her durumda kullanılan temel akor sesleri aynıdır. Ancak bas sesi değiştiği için çevrim de değişir. Bu konu temel üçlü akor çevrimleri öğrenildikten sonra çok daha kolay anlaşılır.
Slash Akor Nedir?
Akor çevrimlerini öğrenirken gitar ve piyano akorlarında: C/E, C/G, Am/C gibi semboller görülebilir. Bunlara genellikle slash chord denir. Çizginin sol tarafındaki harf akoru, sağ tarafındaki harf ise bas sesini gösterir.
Örneğin: C/E
Do majör akorunun Mi basıyla çalındığını belirtir. Do majör: Do – Mi – Sol olduğuna göre Mi akorun üçüncü sesidir.
Dolayısıyla C/E, Do majörün birinci çevrimini ifade eder. Benzer şekilde: C/G Do majörün Sol basıyla çalındığını gösterir ve ikinci çevrimdir.
Ancak her slash akor mutlaka klasik anlamda bir çevrim değildir. Sağ taraftaki bas sesi akorun temel seslerinden biri değilse farklı bir armonik yapı söz konusu olabilir.
Akor Çevrimlerini Ezberlemek Gerekir mi?
Başlangıçta bazı şekiller doğal olarak ezberlenebilir. Ancak yalnızca görsel şekilleri ezberlemek yerine çevrimin nasıl oluştuğunu anlamak daha kullanışlıdır.
Örneğin öğrenci: Re majör = Re – Fa♯ – La olduğunu biliyorsa çevrimleri kendisi oluşturabilir: Fa♯ – La – Re ve La – Re – Fa♯. Bu durumda her majör ve minör akorun bütün çevrimlerini ayrı ayrı ezberlemek gerekmez.
Öğrenci sistemi öğrendiğinde çevrimleri kendisi bulabilir.
Akor Çevrimlerini Hızlandırmak İçin Nasıl Çalışılmalı?
İlk aşamada çevrimleri çok hızlı çalmaya çalışmak yerine doğru notaları ve uygun parmak kullanımını öğrenmek gerekir.
Örneğin metronom düşük tempoya ayarlanabilir. Her vuruşta veya her ölçüde: kök durum → 1. çevrim → 2. çevrim → kök durum şeklinde ilerlenebilir.
Daha sonra aynı çalışma farklı tonalitelerde yapılabilir. Örneğin: Do majör, Fa majör, Sol majör, Re majör, La minör, Mi minör gibi sık kullanılan akorlarla başlanabilir.
İlerleyen aşamada çevrimler tek tek çalışılmak yerine gerçek akor ilerleyişleri içerisinde kullanılmalıdır.
Akor Çevrimleri İçin Basit Bir Egzersiz
Sağ elle Do majör akorunu çalın: Do – Mi – Sol Daha sonra: Mi – Sol – Do ve ardından: Sol – Do – Mi çalın.
Sonra ters yönde geri dönün: Sol – Do – Mi, Mi – Sol – Do, Do – Mi – Sol
Her akorda parmakların ve bileğin rahat kalmasına dikkat edin. Aynı egzersizi daha sonra La minör, Fa majör ve Sol majör gibi farklı akorlarda uygulayın.
Bir sonraki aşamada rastgele bir çevrim seçip hangi akor olduğunu bulmaya çalışabilirsiniz. Bu çalışma çevrimleri yalnızca fiziksel olarak değil, teorik olarak da tanımayı geliştirir.
Akor Çevrimleri Öğrenirken Yapılan Hatalar
Başlangıç seviyesinde sık karşılaşılan hatalar şunlardır:
- Her çevrimi farklı bir akor sanmak
- Akorun kök sesini bilmeden çevrim ezberlemek
- Çevrimi belirlerken bas sesine bakmamak
- Her akorda aynı parmak numaralarını zorla kullanmak
- Çevrimleri yalnızca teknik egzersiz olarak çalışmak
- Gerçek şarkıların akor geçişlerinde çevrim kullanmamak
- Çevrim ile voicing kavramını aynı şey sanmak
- Slash akorların mantığını anlamadan sembolleri ezberlemek
- Bütün akorları sürekli kök durumda çalmak
- Çevrimleri hızlı çalmaya çalışırken notaları yanlış basmak
Bu hataların önüne geçmenin en iyi yollarından biri, çevrimleri hem teorik olarak hem de gerçek müzik içerisinde çalışmaktır.
Akor Çevrimlerini Bilmek Neden Önemlidir?
Akor çevrimlerini öğrenmek öğrencinin piyanoya bakışını önemli ölçüde değiştirir. Çünkü akorlar artık klavyede yalnızca tek bir yerde bulunan sabit şekiller olmaktan çıkar. Aynı akorun farklı bölgelerde ve farklı konumlarda kullanılabileceği anlaşılır.
Bu bilgi: akor geçişlerini kolaylaştırır, eşlik çalmayı geliştirir, ses yürüyüşünü daha akıcı hale getirir, aranje yapmayı kolaylaştırır, armoni bilgisini geliştirir, deşifre sırasında akorları tanımayı kolaylaştırır ve öğrencinin klavyeyi daha geniş biçimde kullanmasını sağlar.
Özellikle popüler müzikte yalnızca temel akorları bilmekle çevrimleri kullanabilmek arasında büyük bir pratik fark vardır.
Piyanoda Akor Çevrimleri Kısaca Nelerdir?
Üç sesli bir akorda:
Kök ses bastaysa → Kök durum
Üçüncü ses bastaysa → 1. çevrim
Beşinci ses bastaysa → 2. çevrim
olarak adlandırılır.
Do majör örneğinde:
Do – Mi – Sol → Kök durum
Mi – Sol – Do → 1. çevrim
Sol – Do – Mi → 2. çevrim
şeklindedir.
Çevrim değiştiğinde akorun temel sesleri değişmez. Değişen şey hangi akor sesinin bas konumunda bulunduğudur.
Bu nedenle akor çevrimlerini öğrenmenin temelinde şekil ezberlemekten çok akoru oluşturan sesleri tanımak vardır.
Sık Sorulan Sorular
Sinan Vural, 3 Şubat 1993 tarihinde İzmir'de dünyaya geldi. Müzik tutkusuyla genç yaşta tanışan Vural, 2007 yılında Erturgut Sanat Merkezi'nde Murat Erturgut'un öğrencisi olarak müzik eğitimine başladı.
Müzik kariyerine çeşitli gruplarda sahne alarak adım atan Sinan Vural, bir süre sonra müzikteki uzmanlığını perçinlemek amacıyla gitar eğitmenliğine adım attı. Usta öğretici belgesi alarak müziğe başladığı yerde yeni nesil müzisyenlere öğretmenlik yapmaya başladı.
Sanatın yanı sıra akademik alanda da çalışmalar gerçekleştiren eden Vural, Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Tarih bölümünde lisans eğitimini tamamladı. Ardından yüksek lisans ve pedagojik formasyon programlarını başarıyla tamamlayarak akademik alanındaki bilgisini güçlendirdi.
Sinan Vural, müzik kariyerine ek olarak Erturgut Sanat Merkezi'nde Kurum Müdürü olarak görev yapmaktadır.



